Gayrimenkul sektörü, içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkacaktır

Türkiye'de gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi, önümüzdeki bir-bir buçuk yıllık süreç içinde sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikar. Çünkü kentsel dönüşüm, nüfus artışı ve temel ihtiyaçlar nedeniyle Türkiye'deki konut talebi hiçbir zaman bitmez. Konut kredi faiz oranlarının yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz. Faiz oranının yüzde 2'nin altına inmesiyle sektörde tekrar hareketlilik başladığını gözlemliyoruz. Sektörde satışların, satın alma gücüne göre sürdürülebilir olması gerekiyor. Yeni Ekonomi Programı'na paralel bir şekilde sektörün tekrar hareketleneceğine inanıyoruz. Bugün kentsel dönüşüm sürecinde ele alınması gereken 6 milyona yakın riskli yapı var. Aynı zamanda yıllık 650 bin adet bandında konuta ihtiyaç var. Bu açıdan konut sektörünün önü açık ve önümüzdeki yıllara odaklanmamız lazım. Ayrıca yabancıya konut satışı konusunda, 2018'de 40 bini bulan yabancıya satışı adedini 60 bine taşıma ve yaklaşık 6 milyar dolarlık satışı 10 milyar dolara çıkarma hedefimiz var. Bu çerçevede 2019'a daha olumlu bakıyoruz. Yabancıya yapılan satışları, normal ihracata göre kıyasladığımızda çarpan etkisi anlamında ülkemize çok daha fazla katkı sağlıyor. Biz yabancıya satış işlemlerinin, ihracat kalemi olarak değerlendirilmesini ve bu anlamda bazı teşviklerin verilerek sektörün önünün daha da açılmasını bekliyoruz. Hedefimiz yabancıya satışları 2019 yılında daha da artırmak. Bu süreçte aynı zamanda birinci el konut satışlarının cazip hale getirilmesi, sektöre yönelik vergi indiriminin kalıcı olması, çalışan kesimin konut alımında ödediği faizin gelir vergisinden mahsup edilmesi gibi düzenlemeler, öncelikli beklentilerimiz arasında yer alıyor. Yeni düzenlemelerle birlikte birinci el konut satışının, toplam satışın içinde yüzde 65'e çıkarılması gerektiğini savunuyoruz. 'İkinci Kentsel Dönüşüm Dönemi' başlatılmalı Kentsel dönüşümün ilk 6 yıllık uygulamasında ortaya çıkan; imar, proje planlaması, mahalle bazlı dönüşüm eksikliği, finansman yapısı ve bina odaklı dönüşümün sınırlandırılması gibi konularda yeni düzenlemeler yapılarak, 'İkinci Kentsel Dönüşüm Dönemi' başlatılması gerekiyor. Şehirlerimizi, ülkemize yakışır bir şekilde planlamak için kentsel dönüşüm sürecini fırsata çevireceğimiz konusunda son derece iyimserim. Altyapısı, üstyapısı hazır, akıllı ve sürdürülebilir kentler inşa etmeliyiz ki, 20 yıl sonra Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gayrimenkul sektörünü bu kadar gündemde tutmadan yaşamımızı idame ettirelim. Yeni düzenlemelerle, mevcut sorunların aşılması için önemli adımlar atan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm Bakanlıkların da destekleriyle gayrimenkul sektörü, içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Daha önce olumsuz faktörlere karşı dirençli olduğunu kanıtlayan Türkiye ekonomisinin, orta-uzun vadede atağa kalkacağına ve eskisinden çok daha güçlü bir konumda olacağına inanıyorum. Milli ekonomimize katkı sağlayan gayrimenkul sektörü, 2019 yılı ve sonrasında da büyümeye ve gelişmeye devam edecektir. Doç. Dr. Feyzullah Yetgin GYODER Yönetim Kurulu Başkanı