Türkiye Ekonomisi Yıl Genelinde %2,6 Büyüdü

2018 yılı son çeyreğinde sert şekilde daralan Türkiye ekonomisi yıl genelinde %2,6 büyüdü ve 2009 yılından bu yana en düşük büyüme performansını göstermiştir. 2018'in ikinci yarısında TL'de yaşanan değer kaybı, para politikası ve finansal koşullardaki sıkılaşma ile iç talepteki sert yavaşlamanın etkisi daralma olarak resmi verilere yansımıştır. Tüketim frene basarken yatırımlardaki düşüşler ve stokların erimesi büyümeyi sınırlamış, net ihracat kanalı ise büyümeye destek vermiştir. Şubat ayında sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre %5,1 gerilemiş ancak aylık bazda endeks yükselişine devam etmiştir. Şubat ayı üretim değerleri Ocak ayı verileri ile birlikte ele alındığında, Aralık ayında yaşanan sert daralmanın hız kestiğini, yılın ilk iki ayında sanayi üretiminin ortalamada %1'in üzerinde yükseldiğini ve bu aylık artışların ana sektör gruplarının tamamına yayıldığını göstermiştir. Krediler ana trendinin haftalık olarak sınırlı yükselişler kaydetmeye ve anket bazlı veri akışında görece daha ılımlı sinyaller gelmeye başlamıştır. İmalat sanayi satın alma yöneticisi endeksi (PMI) Mart ayında son sekiz ayın en yüksek seviyesini görmüş ve PMI verileri 2019'un ilk çeyreğinde 2018 yılı son çeyreğine kıyasla bir miktar yükselmiştir. Euro Bölgesi dahilinde iktisadi aktivitenin zayıflamış olması yeni ihracat siparişlerinde dalgalı bir seyrin izlenmesine yol açmıştır. Benzer şekilde reel kesim güven endeksi de ekonomik aktivitede devam eden toparlanmaya işaret etmiştir. Makroekonomik gelişmelerin gecikmeli etkileri ise işsizlik oranına yansımıştır. İktisadi aktivitenin yavaşlamaya devam ettiği Aralık-Ocak-Şubat döneminde işsizlik son 10 yılın zirvesine yükselmiştir. Ocak ayı resmi verilerine göre işsizlik oranı %14,7 olarak gerçekleşmiştir. İşsiz sayısı geçen sene aynı döneme kıyasla 1,3 milyon kişi artarak 4,7 milyon kişiye ulaşmıştır. Son bir yıl içerisinde tarım sektöründe çalışan sayısı 345 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı, büyük kısmı inşaat sektörü kaynaklı olarak, 525 bin kişi azalmıştır. Tüketici enflasyonu 2019 yılının ilk çeyreğinde %19,7'ye gerilemiştir. Bu dönemde temel mal grubu, döviz kurunun gecikmeli etkilerinin azalması, dayanıklı mallardaki geçici vergi indirimlerinin süresinin uzatılması ve iç talebin zayıf seyretmesine bağlı olarak enflasyondaki düşüşe katkı verirken, gıda ve hizmet gruplarının enflasyona katkısı önceki çeyreğe kıyasla yükselmiştir. Nisan sonunda yayınlanan TCMB Enflasyon Raporu'nda göre enflasyonun 2019 ve 2020 yıl sonlarında, sırasıyla, %14,6 ve %8,2 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmiştir. Merkez Bankası son para politikası toplantısında politika faizini %24 seviyesinde korumuş, karar metninde ise "gerekirse ilave sıkılaştırma yapılabileceği"ne dair ifadeyi çıkartmıştır.

İfadelerdeki bu değişikliğin kısa vadeli bir yön sinyalinden ziyade yapısal bir yaklaşımı yansıttığı Banka'nın sıkı duruşunu gevşetmediği vurgulanmıştır. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamındaki hedeflere yönelik reform paketini açıkladı. Reform paketinde bankacılık sektörüne yönelik uygulamalar öne çıktı. Kamu bankalarına 28 milyar TL'lik ek sermaye sağlanması kararlaştırıldı ve Nisan ayı içerisinde aksiyon alındı. Öte yandan Bankalar Birliği öncülüğünde, sorunlu kredilerin yüksek olduğu enerji ve inşaat sektörlerinde, sorunlu varlıkları alıp borç-hisse takası ile banka bilançolarının dışına çıkarılacağı bir sistem öngörüldü. Bunun için Enerji Girişim Sermaye Fonu ve Gayrimenkul Fonu kurulması planlandı. Türkiye ülke risk primi Şubat ayından itibaren diğer gelişmekte olan ülkelerden ayrışmaya başlamış, Mart ayının son haftasında ise finansal piyasalarda gözlenen dalgalanmayla birlikte söz konusu ayrışma daha belirgin hale gelmiştir. TL'de süregelen değer kaybı ile birlikte ithalat senenin ilk üç ayında %21 gerilemiş, ihracat %2,7 ile sınırlı bir artış kaydetmiş, dış ticaret açığı ise bir evvelki senenin ilk çeyreğinde kaydedilen 20,8 milyar dolardan 6,8 milyar dolara gerilemiştir. Süratle kapanan dış ticaret açığı cari işlemler hesabına pozitif katkı vermiş, Şubat ayı itibarıyla 12 ay birikimli cari işlemler açığı 17 milyar dolar seviyesine düşmüştür.